Mevlânâ diyor ki felsefî düşünce peşinde olanlar körler topluluğudur. Küçük bir şüphe karşısında kalakalırlar ve –Henane’nin Resulullah’la (s.a.a) konuşması gibi- varlık hakikatlerini hazmedemedikleri için inkâr ederler:
Akılcıların ayağı tahtadan olur
Tahta ayak çok temkinsiz olur
Eğer körler asayla yolu gördülerse
Yaratılana sığınıp rûşen gördüler
Bu asa ne olur, kıyaslar ve delil
O asayı kim verdi onlara? Gören Celîl
Filozof fikir ve zanla münkir olursa
De ki git başını vur o duvara
Mevlânâ’nın Kaynakları
Mevlânâ irfan ve edebiyatın değerli hazinelerini, yani Mesnevî’yi ve Divan-ı Kebir’i yazarken, diğer eserlerini ortaya çıkarırken hangi kaynaklara ve şahıslara başvurmuştur? Mevlânâ’nın kaynakları şunlardır:
1. Kur’an: Mevlânâ’nın Kur’an’la irtibatı kuvvetli ve derin bir irtibattır. Öyle ki eserlerinin toplamında bütün Kur’an ayetlerinden istifade ettiği iddia edilebilir. Sadece Mesnevî’nin 6 defterinde 2800 ayete dayanmıştır. Mevlânâ’nın Kur’an’dan etkilenmesi üç türlüdür:
a) Kur’an ayetlerinin çoğu Mevlânâ’ya ilham vermiştir. Etkisi altında kaldığı ayet veya ayetleri çok güzel, gönlü okşayan ve zevk veren bir nazım şeklinde tefsir etmiştir. Örneğin:
Kimin gözünde ölüm bir tehlikeyse
Sarılır “Kendinizi tehlikeye atmayın” emrine
Kimin gözünde ölüm kapı açılması olmuşsa
“Yarışın” diye hitap gelir ona
b) Mevlânâ birçok yerde kendi iddiasını ispatlamak için Kur’an ayetlerine dayanır. Düşüncelerinden bazıları, özellikle de onları Kur’an ayetlerine dayandırması tartışma gerektiren bir konu olsa da birçok durumda bu istinatlar sahihtir. Örneğin:
“Dünya oyundur, oyuncaktır” dedi
Siz çocuksunuz; Tanrı doğru buyurdu
Halkın savaşı çocukların savaşı gibidir
Tümü anlamsız, özsüz, temelsizdir
Tümünün savaşı tahta kılıçla olur
Tümünün azmi yararsız şeyedir
c) Bazı örneklerde ayet-i kerimenin içeriği, ayetin bir kelimesi bile açıkça zikredilmeden nazım şeklinde yazılmıştır. “Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz.” ayetinin içeriğini yansıtan aşağıdaki beyitler gibi:
Ay gibi parlak bir yüz vardı
Yaşlılıkta kertenkele sırtına döndü
Pırıl pırıl parlayan o baş ile ense
Yaşlılıkta çirkinleşti, dazlaklaştı
Mızrak gibi saf yaran, salınan o boy
Yaşlılıkta yay gibi büküldü
Lale rengi yüzü değişti, safran rengini aldı
Aslan kuvveti gitti, kadın ödüne döndü
Bir hileyle bir adamı kaldırıp koltuğuna alırdı
Şimdi yürürken onu koltuklarından tutuyorlar
Bunlar gamın, solgunluğun belirtisidir
Bunların her biri ölümün elçisidir
2. Hadis: Mevlânâ Mesnevî’de, Divan-ı Kebir’de ve diğer eserlerinde yaygın biçimde hadislerden istifade etmiştir. Sadece Mesnevî’de kullandığı, tefsir ettiği veya alıntı yaptığı 500 rivayet vardır. Kur’an’la ilgili kısımda söylendiği gibi hadisleri de bazen nazım şeklinde şerh etmiş, bazen kendi iddiasını ispatlamak için onlara dayanmış ve bazen de hadisin içeriğini şiir şeklinde yazmıştır.
3. Gazzâlî’nin eserleri: Şüphesiz Mevlânâ, Ebu Hamid Gazzâlî’nin (ö. 505 k.) eserlerinden çok faydalanmıştır. Gazzâlî’nin İhyau Ulumi’d-din, Kimya-yı Saadet, Tehafutu’l-Felasefe, el-Munkız mine’d-Dalal eserlerini mütalaa eden ve Mevlânâ’nın da eserleriyle aşina olan kimseler, Mevlânâ’nın eserlerindeki çoğu kıssanın, meselin ve rivayetin kaynağının Gazzâlî’nin kitapları olduğunu açıkça göreceklerdir.
Ayrıca Mevlânâ, Gazzâlî’ye özel saygı gösteriyordu. Hatta onu âlimlerin âlimi olarak görüyor, onun ilim bayrağını dalgalandırdığını ve dünyaya öncü olduğunu söylüyordu. Böyle bir şahsiyetin eserlerinin Mevlânâ’nın gözünden kaçmadığı ortadadır. Gazzâlî ve Mevlânâ’nın birbirleriyle çok benzerlikleri vardır. Kişisel ve toplumsal yaşamlarında, yöntemlerinde, düşünce yapılarında ve tasavvufta benzerlikleri vardır.
Bunlara ilaveten birçok düşünür, Mevlânâ’nın Gazzâlî’nin eserlerinden istifade etmesiyle ilgili kitap veya makale yazmıştır. Örneğin Bediüzzaman Füruzanfer Maehez-i Kısas ve Temsilat-ı Mesnevî adlı kitabı bu amaçla yazmış, Abdülkerim Surûş bir makalesinde Mevlânâ’nın Gazzâlî’den istifade ettiği mevzuları beyan etmiş, Kıssa-yı Erbab-ı Marifet adlı kitabında da bu konuyu ayrıntılı işlemiştir.
4. Şairlerin eserleri: Şüphesiz Mevlânâ, Sinaî Gaznevî, Attâr Nişaburî ve Firdevsî gibi şairlerin eserlerinden faydalanmıştır. Mesnevî’de birçok yerde Hekim Sinaî Gaznevî, İlahiname ve Attâr’dan bahsetmiş ve onlardan bazı konuları nakletmiştir.
5. Kalp şuhûdları: Mevlânâ sûfîlerden, âriflerden ve fakihlerden elde ettiği birikimlerle yetinmedi. Öğrendiklerini batınını arıtarak, içsel seyirle, kendinden kurtularak ve kalbî şuhûdla destekledi. Böylece kendinden geriye nefis eserler bırakabildi. O kadar ilerledi ki Allah’tan kendisine lafız olmadan konuşma ve kulak olmadan duyma makamını bağışlamasını diledi:
Ey Allah’ım cana sen o makamı göster
Ki orada söz, harfsiz biter
Madem ulaştırdın bize bunun kokusun
Tulumun ağzını bağlama ey din sahibi!
Mevlânâ’nın Eserleri
1. Mesnevî