10- Mevlana

04 December 2025 32 dk okuma 7 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 6 / 7

Mevlânâ’nın eserleri iki türlüdür: Manzum eserleri ve manzum olmayan eserleri. Mevlânâ’nın en meşhur ve en önemli manzum eseri Mesnevî’’dir. Mesnevî manzum ve Mevlânâ’nın tahsil, araştırma, tahkik, tedris, sülûk ve riyazetle geçen bir ömrün hâsılı olan irfanî, ahlâkî ve eğitimsel düşünceleriyle işlenmiş bir eserdir.

Mesnevî gönül sahiplerinin kalbini ve ruhunu ısıtan ve birleştirendir. Bu münasebetle ruhların cilası, gökyüzü nağmesi ve tevhit çağrısı diye de adlandırmışlardır. Ömrü yedi asrı aşmasına rağmen unutulmanın kıyısından bile geçmemiştir.

Bu kitap daha en başından halk tarafından ilgiyle karşılanmış ve ondan bir nüsha almak yaygın bir şekilde başlamıştır. Öyle ki günümüzde bu kitabın el yazması nüshaları dünyanın meşhur kütüphanelerinde mevcuttur. İran, Türkiye, Hindistan, Mısır ve Avrupa gibi dünyanın muhtelif bölgelerinde baskı teknolojisinin ortaya çıkmasından sonra defalarca basılmış, Arapça, İngilizce, Fransızca, Almanca ve Urducaya tercüme edilmiştir.

Mesnevî, en mufassal Farsça manzumelerdendir. Muteber nüshalara bakıldığında altı defterden ve 25628 beyitten müteşekkil olduğu görülür. Bu nefis manzumenin özelliklerinden bazıları şunlardır:

Konuları irfanî latifelerle iç içe, nefis benzetmeler ve güzel mesellerle beraberdir.

Mesnevî’de kıssanın fevkalade bir rolü vardır. Elbette bunlar oyalanma vesilesi olan kıssalar değil, bâtın seyrinden ve manevî sülûktan bahseden kıssalardır. Delil şeklinde anlatamadığı şeyleri, kıssa yoluyla beyan etmiştir.

Mesnevî benlikten kurtulan insanın yaşayan ruhunu ortaya koyuyor ve gönül sahiplerine sevgili olmanın salt teslimiyet ve kendinden geçme haletini öğretiyor.

Mesnevî aşk, işrak, heyecan, gönül verme ve pervasızlık kitabı; kırgınlığın, ümitsizliğin ve depresyonun dermanıdır.

Elbette bu imtiyazlara rağmen bazıları onu yermiş ve yoldan çıkaran kitaplar arasında saymışlardır. Ancak Şeyh Bahaî’nin (r.a) dediği gibi:

Mesnevî tıpkı Kur’an gibidir

Kimini hidayet eder, kimini yanlış yönlendirir.

2. Külliyât-ı Şems-i Tebrizî

Mevlânâ’nın manzum eserlerinden bir diğeri kırk bin beyitten oluşan Divan-ı Şems-i Tebrizî’dir. Mevlânâ bu manzumedeki beyitlerin çoğunu Şems’in anısına ve onun ayrılığında yazmıştır. Divan-ı Şems aslında Mevlânâ’nın yakıcı aşkının tecellisidir, hicran acısı ve sevgilinin firakı bunları ruhuna akıtmıştır.

Bu manzume beyitlerin çokluğu, şairin tahayyülünün genişliği, heyecanı, perdeleri yırtması, şiarı, şuuru ve heyecanı açısından ve de tasavvuf esaslarını içermesi, edebî ve şiirsel özellikleri, şiir musikisi, tabirlerinin güzelliği, akıcılığı ve bütünlüğüyle Farsça edebî eserler arasında mümtazdır.

3. Fîhi Mâfih

Fîhi Mâfih Mevlânâ’nın oğlunun, müritlerinden biriyle, onun vefatından sonra topladığı makaleleri ve takrirleridir. Söz konusu kitabın ibareleri akıcı, kolay anlaşılır ve açıktır, irfânî hakikatler ve muhtelif konular hakkındadır. Mevlânâ’ya sorulan sorular ve onun verdiği cevaplardır.

4. Mecâlis-i Seb’a

Mecalis-i Seb’a, Mevlânâ’nın bazı müritlerinin topladığı yedi konuşmasıdır. Bu mecmua irfanî muhtelif manaları olan akıcı ve sade ibareler içerir. Kur’an ayetlerinin sûfîlerin ve âriflerin üslubuyla açıklanması ve tefsiridir.

5. Mekâtib

Mekâtib Mevlânâ’nın kendi dönemindeki şahlara, vezirlere, ricale ve şeyhlere yazdığı mektuplardır. Bu mektupların Fîhi Mâfih ve Mecâlis-i Seb’a kitaplarının konularıyla aynı türde olması göze çarpar.

Mevlânâ’nın Eğitimsel Görüşlerinin Temelleri

Şüphesiz Mevlânâ, İslami tasavvufun ve irfanın sütunlarındandır. İnsanın eğitimi, ahlâkı, gelişimi ve tekâmülü konularında mütehassıstır. Bu alanda kendinden geriye nefis görüşler bırakmıştır ki her zaman eğitim-öğretim düşünürlerinin ilgi odağı olmuştur ve bunlardan istifade etmişlerdir. Elbette bildiğimiz kadarıyla şu ana dek Mevlânâ’nın eğitimsel görüşleri düzenli biçimde derlenmemiştir ama şüphesiz onun görüşlerinin derlenmesinin üç açıdan önemi vardır:

İslamî özler: Söylediğimiz gibi Mevlânâ, İslami kültür yatağında büyüyen ve eğitim alan, Kur’an ve hadisten geniş ölçülerde feyz alan, görüşlerini ve sözlerini ayetlere ve rivayetlere dayandıran düşünürlerdendir. Bununla beraber Mevlânâ’nın eğitimsel görüşlerinin çıktığı yer Kur’an ve hadistir ve onun görüşlerinden bahsetmek, İslamî eğitim açılarından birini aydınlatabilir. Elbette Mevlânâ’nın hata yaptığı ve İslam’dan yaptığı yanlış çıkarımları da eleştiriye ve incelemeye tabi tutacağız.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar