7- İmam Seccâd’ın (as) Duâ Diliyle Kültür İnşâsı

04 December 2025 49 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 7 / 11

Bazen de duâcı geleneksel bir dille duâ eder, Allah’a seslenir ve O’ndan ister ama derinliklerinde duâ dili yoktur. Zira hakikatte Allah’a seslenmez, kalbinde bütün ümidi ve gözü hayatta etkili olduğunu düşündüğü sıradan sebeplere veya olgulara dayanır. Bu yüzden dilinin ucuyla Allah’a seslenir ama kalp diliyle kendi kuruntusu olan sebepler ve vasıtalar arar. Bu tür duâ da icabet kapasitesine sahip değildir ve mecâzî duâdır. Hakikatte duâsında ihlâs olmayan bir duâcı ve duâ mecâzîdir.

İmam Seccâd’a (as) göre hakiki duânın gereği kâmil inkıtâ ve ihlâstır.

“Allah’ım! Tam bir içtenlikle senden gayrısından kopmuş, tüm varlığımla sana yönelmişim… Çünkü muhtacın muhtaçtan istemesinin düşüncesizlik, akılsızlık olduğunu anlamış, buna inanmışım… Allah’ım! İzzeti senden başkasının yanında arayıp da zelil olan; senden başkasından servet isteyip de fakirleşen, yücelik isteyip de alçalan nicelerini gördük…” (28/6, s. 137)

2.4. Sahîfe’nin, Dua Kitaplarının Yazımındaki Etkisi

Sahîfe-i Seccâdiye, vahiy ailesinde telif edilen altıncı kitaptır ve muhteva, keyfiyet açısından eşsiz ve benzersizdir. İmam Seccâd (as) bu eseri ortaya koyarak Müslümanlar, özellikle de Şia arasında duâ mu’cemlerinin ve kitaplarının tedvin edilmesi kültürünün temelini atıp revaç bulmasını sağlamıştır. Sahîfe-i Seccâdiye ortaya çıktıktan sonra din büyükleri ve İlâhî evliyâ bu mecmuayı bir nevî taklit etmiş ve çok sayıda duâ mecmuası hazırlamışlardır. Ancak bunlardan hiçbiri Sahîfe’nin sahip olduğu kemâl derecesine ulaşamamıştır.

Merhum Şeyh Ağa Bozorg bu konu hakkında şöyle söylüyor: İmamların (as) dostları, İmamlardan (as) rivayet edilen duâ lafızlarını ve metinlerini kaydedebilmeye son derece gayret gösterdiler ve onları usulde ve kendi kitaplarında naklettiler. Bu eserlerin büyük bölümü, müelliflerinin hal şerhleriyle beraber, elimize ulaşamamıştır. (4, c. 8, s. 173)

Devamında duâ kitaplarının tarihsel seyrinin ayrıntılarına girerek, Keşfu’l-Hucce’nin telifi esnasında Seyyid b. Tâvus-ı Hıllî’nin kütüphanesinde altmıştan fazla duâ kitabı olduğunu, ondan sonra hicrî 662 yılında Nehcu’d-De‘avât’ı telif ederken yanında yetmiş cilt duâ kitabının bulunduğunu söyler. (a.e., s. 175)

El-Zarîa’da “el-ed‘iyye, ed-duâ, ez-ziyare, ed-de‘avât…” gibi muhtelif unvanlara sahip yüzlerce kitap tanıtılmıştır. Bu alandaki eserlerin en meşhurları şunlardır: Şeyhu’t-Tâ’ife Muhammed Tûsî’nin telifi Misbâhu’l-Müctehid ve Silâhu’l-Müt‘abid, Seyyid b. Tâvûs Hıllî’nin eserlerinden İkbâlu’l-a‘mâl, Nehcü’d-De‘avât, Cemâli’l-Esbû‘, Felâhu’s-Sâ’il, Şeyh b. Fehd Hıllî’nin telifi el-Beledü’l-Emîn, Bahâeddîn Âmilî’nin telifi el-Misbâh, Muhammed Bâkır Meclisî’nin telifleri olan Zâdu’l-Meâd, Mıkyâsu’l-Mesâbîh, Tuhfetu’z-Zâ’ir. (6, c. 7, s. 520)

Sahîfe-i Seccâdiye’nin üslubu diğer taraftan da Şiî âlimlerin, İmam Seccâd’ın (as) diğer duâlarını Sahîfe tarzında, Müstedrek-i Sahîfe-i Seccâdiye adıyla bir araya toplamalarına sebep olmuştur. Bazıları onların sayısını sekize kadar çıkarmıştır. (26, s. 18)

Şeyh Hürr Âmulî Sahîfetü’s-Sâniyeti’l-Seccâdiye adlı bir müstedrek telif etmiştir. Mirza Abdullah Efendi İsfehânî, Sahîfetü’s-Seccâdiyeti’l-Sâlise adıyla meşhur olan Dürerü’l-Manzûmeti’l-Ma’sûre adlı başka bir müstedrek tanzim etmiştir. Hac Mirza Hüseyin Nûrî dördüncü sahîfeyi, ondan sonra Seyyid Muhsin Emin beşinci sahîfeyi tertip etmişlerdir. (3, c. 1, s. 638) Bazı âlimlerin tercümelerinden anlaşıldığına göre Sahîfe-i Sâniye yazılmadan önce, Sahîfe-i Kâmile’ye bir müstedrek yazılmıştır ki dört sahîfe yazarı bu müstedrekten haberdar olmamışlardır. Şeyh Tûsî’nin talebelerinden Seyyid Nâsır Hüseynî’nin, İmam Zeynel Âbidin’in (as) duâlarıyla ilgili Sahîfe-i Kâmile’yi ve İmam’ın diğer duâlarını içeren bir kitabı vardır. (10, s. 79)

3. Eğitim ve Öğretim Yapısında Duâ Diliyle Kültür İnşâsı

Şüphesiz İmam Seccâd (as) duâ diliyle eğitim ve öğretim için bir mektep ortaya koydu ve bu kendi türünde eşsizdi.

1- Sahîfe-i Seccâdiye’nin telifinin ve senedinin keyfiyeti ki başta zikredildi.

2- Sahîfe-i Seccâdiye’nin bablarının fihristi.

3- Duâlarının bazı bölümleri.

4- İmam Seccâd’ın (as) dönemindeki durum ve şartlar.

5- İmam Seccâd’ın (as) döneminden sonra İmam Sâdık’ın (as) geniş çaplı eğitim ve öğretim mektebinin yayılması. Tüm bunlar İmam’ın (as) duâ dilini kullanma amacının sadece duâ unsuru için bir kültür inşâ etmek olmadığı, İslâmî eğitim ve öğretim nizamında da bir kültür tesis etme peşinde olduğuna dair delil ve şahittir.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar