9- İslam'da Hicabın, Felsefesinin ve Eğitimsel Etkilerinin İncelenmesi

04 December 2025 50 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 7 / 11

Belki de hicabın en önemli kişisel tesiri, kadının ilahi emirlere kulluğunu ve itaatini ilan ederek bu hükmü tam anlamıyla icra etmesi ve sonra da bu kulluk tacını iftiharla başına taktığı için, içinde oluşan mutluluk ve memnuniyet duygusudur. Örtülü kadın kendisi ve Allah arasından, Allah’ı seçmiş; din hükümleri ve nefsinin istekleri arasından din hükümlerine yönelmiştir. Böyle bir seçim, onun psikolojisine, düşüncesine ve ameline başka bir renk katar, giysisine anlam verir ve onu mantıklı, Allah’ın beğendiği bir amel kılar, tekâmülü doğrultusunda yaptıklarına ekler. Kadın, cinsel takvaya riayet eder, kendisini namahreme karşı örterse Allah’ın takvalılara vaadi onu da kapsar; hak ile batılı birbirinden ayırma gücüne sahip olur, yaşamda saadet ile bedbahtlık yollarını tanır, günahları örtülür, affedilir ve ibadetin tadını idrak, cesaret, hakkı söylemek, her durumda şer’î vazifeyi bilmek ve haramları terk etmek, kabiliyetlerin geliştirilmesi gibi diğer başarılara da nail olur. (Ekberî, 1377, s. 98)

İslam tedavidense önlem almayı tercih eder. Bu sebeple usulleri belirleyerek insanı tehlikeye ve günaha düşmekten alıkoyar. Bu usullerin en önemlisi Allah’ın huzuruna çıkılacağına olan iman ve inançtır. Bu da manevî ve ruhî kemalleri cezbeden en önemli şeylerdendir.

2) Kişisel saygının ve değerin korunması:

Usulen nefsin isteklerini yenmek ve haram lezzetlerden vazgeçmek, insana kimlik ve vakar verir. Kadının hicabı onun, karşısında nefs-i emmaresini dize getirdiği büyük cihadıdır. Bu hakikati herkes biliyor. Müslüman olmayan bilim adamları bile hicabın kadına kimlik ve vakar verdiğini ve onu saygın kıldığını itiraf ediyorlar. Kendisini gösteren kadınların cinsel çekicilikleri var ama hak ettikleri değere sahip değiller.

Genel olarak erkekler kadınlara iki farklı şekilde bakıyor: Kendini gösteren veya açık giyinen kadınlara şehvetle, eğlencesine ve yüzeysel yaklaşıyor ama örtülü kadınlara saygıyla. Usulen erkekler örtülü kadının yüzüne bakmayı sürdürme gücüne sahip değiller, zira İslamî hicap bakış kesicidir. Erkeğin kadınlarla konuşurken başını öne eğmesi onlara duyduğu bir tür saygıdır.

Örtünmemek, kadının gerçek değerini, dış görünüşünün gölgesi altında bırakıyor ve onu safahata ve tamaha feda ediyor. Kadının hakiki marifete ulaştıktan ve hayâ ve iffet sıfatına bağlılıktan sonra, şahsiyetini yüceltmesinin tek yolu örtüsüdür. Kadının üstünlüğü eş olma kemâline, anne olma kemâline ve toplumsal kemâle sahip olmasındadır. Eş olarak eksik, anne olarak yetersiz ve toplumsal açıdan oyuncak olan bir kadın, şahsiyet üstünlüğünden nasipsizdir (Sazman-ı Tebligat-ı İslamî, 1368, s. 54-55). Elbette hicabın sadece kadının saygınlığını korumak için olmadığı noktasını hatırlatalım. Hicap ancak iffet ve hayâ sıfatlarıyla ve Allah’ın emirlerine itaatle beraber olduğunda onu ihtirama layık kılar.

3- Kadının korunması, huzuru ve emniyeti:

Muhafızın yanında olan insan kendini daha huzurlu hisseder ve muhtemel olasılıklar karşısında onun korumasından faydalanır. Dinî örtü de kadını kirli bakışlardan ve muhtemel zararlardan koruyarak ona huzur ve koruma sağlayan bir bekçidir. Bu örtü ne kadar kâmil olursa, koruma ve emniyet oranı da o kadar artar (Ekberî, 1377, s. 103).

“Kadın değerli ve muazzez bir varlıktır ve beşerin eğitiminde kader belirleyici rolü vardır. Değeri, sınırsız ilişkilerin tehlikesi altında bırakılamayacak kadar çoktur.” (Kaimî, 1373, s. 390). Kadının özelinin korunması, onun korunmasıdır ve ilk etkisini ruhsal huzuru üzerinde bırakır. Zira bu özelin kendisi ve namahrem arasında mahfuz kalmasının gölgesinde emniyet hisseder ve hiç kimse ona saldırmaya cesaret edemez.

b) Hicabın ailevî etkileri

1- Hazların sınırlandırılması:

İslam’da kadının örtünme felsefesiyle ilgili, hazların sınırlandırılmış olması da zikredilebilir. İslam her türlü cinsel hazzın, tensel, görsel veya işitsel, aile sınırlarının içinde ve kanunlar çerçevesinde olmasını ister ki kadın ve erkek bütün varlıklarıyla birbirlerinin yanında olsun, kurdukları ve devam ettirdikleri aileyi mesken edinilebilecek sağlam bir siper haline getirsin, sakin ve huzurlu olarak kendilerinin ve soylarının gelişimi için ellerinden geldiğince çaba gösterebilsinler. (a.g.e., s. 394)

2- Aile içinde doğru olan ve beğenilen süs:

Eğer kadın, duygu selini ailesine akıtırsa, güzelliklerini ve süsünü ailesiyle sınırlandırırsa ve topluma metanet, vakar ve örtüsüyle çıkarsa hem kendi ailesi, hem de diğer aileler sıcak, mahfuz ve sağlam kalırlar. Ama kadın toplumda, ayağını iffet ve hicap çerçevesinin dışına çıkarırsa ilk darbeyi kendi aile yaşantısına vurmakla kalmaz, bu süslenmeyle ve kendini göstermeyle karşı karşıya gelen diğer erkeklerin ailesini de yıkılmaya maruz bırakır. Zira bu sahneleri görerek zamanla eşlerinin konumu gözlerinde zayıflar, ailelerine kalpten bağlılıkları azalır. (Hüsrevî, 1370, s. 178)

Buna dayanarak şöyle denilebilir: Hicap, ailenin etrafına çekilmiş ve onu karanlıktan ve dağılmaktan koruyan bir kaledir.

3- Ailenin dayanıklılığı ve sebatı:

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar