Tevessül

04 December 2025 34 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 5 / 8

Bu ayet, putlara tapan ve hacetlerini onlardan isteyen müşrikler hakkındadır. Allah buyuruyor ki, “Putlar bir hurma çekirdeğine dahi sahip değillerdir ve size hiçbir şey veremezler. Çağırdığınız putlar duyamazlar çünkü cansız cisimlerdir. Faraza duysalar bile, size cevap veremezler çünkü dilleri yoktur.”

Bu ayetin de, Peygamber ve evliyaya tevessülle hiçbir alakası yoktur. Çünkü birincisi, putperestlerle, tevessül edenleri mukayese etmek yersizdir. Çünkü putperestler, hacetlerini Allah’tan değil putlardan istiyorlar fakat tevessül edenler hacetlerini Allah’tan istiyorlar ve Peygamber’i, Allah’ın elçisi olduğu için dualarının kabulünde vesile karar kılıyorlar.

Reşit Rıza’nın Tefsiru’l-Menar’da, kendisinin ifade ettiği gibi, tevessül edenler, ev sahibinden bazı ihtiyaçlarını isteyen misafir gibidirler. Bazen ev sahibinden bazen de ev halkını veya onları misafirliğe getiren ev sahibinin dostlarını vesile kılarak bir şeyler ister ve her şeyi ev sahibinin lütfu bilirler.

İkincisi, Allah’ın habibi olan Peygamber’i, Allah’a karşı olan putlarla mukayese etmek yanlış bir mukayesedir. Çünkü Abdulvahhab’ın kendi inancına göre dahi Peygamber, kabrinde canlıdır. Berzah yaşantısı, şehitlerin berzah yaşantısından daha yücedir. Selam verenlerin selamını işitir.

5- “Allah’tan başka çağırdıklarınızın hepsi de sizin gibi kuldur.” Ayetine Temessük

İbn Teymiyye, İbn Abdulvahhab ve Seyyid Muhammed Reşit Rıza gibi selefilerin, vefatından sonra Peygamber’e tevessülün caiz olmadığıyla ilgili beşinci dedilleri, Araf suresi 194. ayettir.

Tenkit ve İnceleme

Bütün müfessirler bu ayeti, putları, yaratılışta ve âlemin idaresinde Allah’a şerik zanneden ve onlara ibadet eden putperestler hakkında olduğunu kabul eder. Bu amel, (tevessül) peygamberleri yaratılışta ve âlemin idaresinde hiçbir zaman Allah’a şerik bilmeyen ve onlara tapmayan kimseler hakkındadır. Aksine her gün defalarca Peygamber’in kul ve elçi olduğuna ”Eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu” diyerek şehadet ederler. Rahmet Peygamber’inin duaları Allah tarafından kabul edildiği için ondan, bize dua ve şefaat etmesini istiyoruz.

6- “Onlara, bizi yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Ayetine Temessük

Arabistan müftüsü Bin Baz, Ayetullah Vaizzade’ye cevabında şöyle söylüyor: “Putperestler de Allah’ın birliğine inanıyorlardı. Fakat putlara ibadet ederek şöyle söylüyorlardı: ‘Biz bunlara, bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.’ Bu, Allah’a ulaşmak için kabir ehline tevessül edenlerin amellerine benzer.”

Tenkit ve İnceleme

Allame Tabatabai bu söze şöyle cevap veriyor: “Mezhep imamlarının nass ve açık hükümlerine ve Çin, Hindistan ve Japonya gibi ülkelerde yaşayan yüz milyonlarca putperestin söylediğine göre putperestliğin metodu şu esasa dayanır: ‘Âlemin yaratılışı, hatta taptıkları ilahlar bile Allah’tandır. Fakat bizim idrak kabiliyetimiz olmadığı için bizi Allah’a yakınlaştırması ve şefaat etmeleri için melekler, cinler ve masumlar gibi ona yakın kullara ibadet ediyoruz.’ Onlara göre melekler, ev sahibinin evini yaptırmak için atadığı inşaatçılar, şefaat ise mimarı istemek gibidir. Fakat Kur’an’da Enbiya’ya tevessül -müstakil değil- şirk olarak tanıtılmamıştır. Müşriklerin eleştirilmesi, şefaat açısından değil Allah’tan gayrısına ibadet ettikleri içindir.”

7- “Ve ‘bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir’ derler.” Ayetine Temessük

Bin Baz, Ayetullah Vaizzade’nin cevabında, tevessülün caiz olmadığı hakkında şu ayete temessük ediyor: ”Ve Allah’ı bırakırlar da kendilerine ne bir zarar, ne de bir fayda verebilecek şeylere taparlar ve ‘bunlar Allah katında şefaatçilerimizdir bizim’ derler.”

Tenkit ve İnceleme

Öncelikle bu ayetin, Allah’tan başkasına ibadet etmeyen Müslümanlarla alakası yoktur. İkincisi, söylenildiği gibi Peygamber’i çağırmak, ibadet olduğu için değil aksine dua ve şefaat istemek içindir. Üçüncüsü, Peygamber’i, ”ne bir zarar, ne de bir fayda verebilecek” cümlesiyle özdeşleştirmek şaşırtıcıdır.

Peygamber’e itaat etmek faydalı ve ona isyan etmek hem vefatından önce ve hem de vefatından sonra zararlı olduğu gibi onların dua ve şefaati, liyakati olanlar için hem dünya ve hem de ahiretleri için etkilidir. Dördüncüsü, “Peygamber bizim şefaatçimizdir” diyen Müslümanların sözleriyle, müşriklerin, putları için söyledikleri “Onlar bizim şefaatçimiz” sözünü mukayese etmek yanlış bir mukayesedir. Çünkü Allah, açıkça onların kendi iddialarında yalan söylediklerini beyan ediyor.

“O’ndan başka mâbutlar kabul edenler, biz derler, onlara, ancak bizi Allah’a yakınlaştırıp mânevi bir yakınlık derecesine ulaştırsınlar diye tapıyoruz; şüphe yok ki Allah, ihtilafa düştükleri şeyler hakkında aralarında hükmeder; şüphe yok ki Allah, yalan söyleyen ve kâfirlikte ileri giden hiçbir kimseyi doğru yola sevketmez.”

Evet, onlar yalan söylüyorlar, ne Allah’ı tanıyorlar, ne Allah’a secde ediyorlar ve ne de Allah’a iman etmişlerdir.

”Onlara, secde edin rahmana dendi mi, rahman da nedir derler, bize emrettiğine mi secde edeceğiz? Ve bu, ancak uzaklaşmalarını arttırır.”

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar